Anlatmaya niçin karar verdi?

Not: Görsel tasarım, Mehmet Karaoğlan'a aittir. İzin alınmadan kullanılamaz.

Bildiğim kadarıyla bugüne kadar birçok kez anılarınızı kitaplaştıralım önerileri aldınız. Hiçbirini kabul etmemiştiniz. Kararınızı neden değiştirdiniz?

Çok zorladığın için seni kıramadım. Şaka bir yana, bunun tek bir cevabı yok. Birçok neden, yaşadıklarımın yazılı hâle getirilmesi kararımda etkili oldu.

Bazı şeyler yazılıp anlatılmayınca zaman izlerini örtebiliyor. Geçmişimizde, bugüne kadar konuşulmayan, yazılmayan, bilinmeyen ya da üzerinden atlanan birçok detay var. Örneğin, mücadelenin en ön saflarında olan, daha doğrusu mücadeleyi asıl olarak yürüten devrimci gençlere anlatımlarda bugüne kadar yeterince yer verilmedi. Hemen her yazan kendisini merkeze koyarak en yakın çevresindeki ve bilinen isimleri anlattı. Oysaki hep birlikte yürüttüğümüz mücadele, asıl olarak adı yazılmayan, o adsız devrimci gençlerin omuzlarında yükseldi. Devrimci gençlerin içtenliklerinin, masumiyetlerinin, kararlılıklarının özellikle vurgulanması ve haklarının teslim edilmesi gerektiğini düşündüğüm için anlatmak, kitaplaştırmak istedim anılarımı.

Asıl etken bugüne kadar yazılan kitaplarda bazı önemli eksiklikler, yanlış anlatımlar ve hataların bulunması. Bunlara kesinlikle bir açıklık getirilmesi gerekiyordu.

Mücadele içinde birlikte olduğumuz birçok arkadaşımızın yazmam yönündeki önerileri, baskıları etkili oldu. Öte yandan önceleri birkaç yayınevi de teklif getirmişti ancak kabul etmemiştim.

Türkiye İşçi Partisi (TİP), Türkiye Halk Kurtuluş Partisi Cephesi (THKP-C), Devrimci Gençlik ve Devrimci Yol içinde yer almış biri olarak anlatmam zorunluluk oldu. Kişisel olarak yaşadıklarımı aktarmak dışında mücadele tarihimize ilişkin kimi deneyimlerimizi bizden sonraki kuşaklara aktarabilirsem kitap amacına ulaşmış olacak diye düşünüyorum.

Eksiklikleri ve hataları biraz açar mısınız?

En basitinden birçok kitapta bazı arkadaşlarımızın isimleri ya da bazı olayların tarihleri bile hatalı. Kimi olaylar, gerçekleşme hâlinden çok farklı anlatılıyor, yazılıyor. İşin daha kötüsü hatalar, eksiklikler görmezden gelinip başarı gibi aktarılarak devam ediliyor.

Geçmişi bütün yönleriyle anlatabilmek elbette mümkün değil. Hemen her yazan kendi bakış açısına göre değişen subjektif (öznel) bilgileri aktarıyor. Geçmiş, bugün yazıldığı için, geçmişe bakışı kaçınılmaz olarak bugünün şartları, düşünüş biçimi belirliyor. Ancak bunu geçmişte olan gerçekliğin yerine koyamayız. Ne yazık ki yapılan genelde öznel tarih yazıcılığı…

Sözlü tarih anlatımlarında sorunların olması son derece doğal… Kuşkusuz benim anlatacaklarımda da eksiklikler, hatalar olabilir. Ancak kitapta sadece benim hatırladıklarım olmayacak. Dönemin tanıklarının da mümkün olduğu kadar bilgilerine başvuralım istiyorum. Böylece daha az hata olacaktır.

Anlatacaklarınız doğal olarak bir sınırlılık taşıyacak, hangi dönemi ve neleri konuşacağız?

Daha çok soracağın sorular çerçevesinde konuşacağız. Genelde solun, özelde Devrimci Yol’un mücadele tarihiyle ilgili son yıllarda epeyce kitap yazıldı. Devrimci mücadele açısından, bugüne kadar Malatya bölgesi ile ilgili anıların yer aldığı kitaplarda ya da Malatya’daki mücadeleye yer verilenlerde daha çok 1977 ve sonrası var. Ben daha önceki yıllardan (1965) başlayarak örgütsel tarihimizin kendimle ve Malatya ile sınırlı bölümünü anlatmak istiyorum.

Bizzat yaşadığım, tanığı olduğum, olayların kısa anlatımının dışına çıkmamaya çalışacağım. Yine hepimizin bildiği konuların detaylarına girmemeye ve mümkün olduğu kadar polemik yapmamaya özen göstereceğim. Söyleşilerimiz sırasında devrimcilerin içtenliklerini, acemiliklerini, doğallıklarını hatta kimi durumlardaki şaşkınlıklarını da anlatmak istiyorum.

Gelirinin ihtiyacı olan Malatyalı arkadaşlarımıza ve ailelerine aktarılacağı kitaptan edinmek için lütfen iletişime geçiniz:

Kitap istekleriniz için: Metehan Akbulut, GSM: 0535.7777 337, E-posta: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. 

 

  • İzlenme: 2361