Bize de alkışlamak ve devamını dilemek düşüyor-Zafer Aydın

Bize de alkışlamak ve devamını dilemek düşüyor-Zafer Aydın


Arkadaşımız Metehan Akbulut, odağında sözlü tarih çalışmalarının olduğu ikinci kitabını yayınladı: “CHP’nin Reddi Mirası- Orhan Akbulut Kitabı” İlk kitap devrimci hareketin Malatya’daki önemi aktörlerinden “Kürt Mehmet” namıyla maruf Mehmet Tekin ile yaptığı sözlü tarih çalışmasından oluşuyordu. Bu kitapta ise İsmet İnönü’nün Genel Başkan olduğu dönemlerde CHP’ye katılan, partinin çeşitli kademelerinde görev alan 1977 yılında Sivas Milletvekili seçilen Orhan Akbulut’la yapılan görüşmenin ürünü. Metehan Akbulut, dayısı olana, çeşitli dönemlerine kendisinin de tanıklık ettiği bir yaşam öyküsünü aktarırken çeşitli kaynaklara da başvurmuş. Bu anlatılanların doğrulanmasını sağladığı gibi öncelikle dönemi hiç bilmeyen okuyucu açısından da bilgilendirmeyi temin ediyor.

“Orhan Akbulut Kitabı”nı bir kişisel yaşam öyküsünden daha çok genel olarak Türkiye siyasi tarihinin, özel olarak da CHP’nin tarihiden bir kesit olarak okumak mümkün. 12 Eylül öncesinde CHP’nin son Genel Yönetim Kurulu üyesi de olan Orhan Akbulut’un anlatımı ile karşımıza bilinen, unutulmuş ya da bilinmeyen yönleriyle CHP tablosu çıkıyor. Memleketin meselelerine nasıl yaklaşmışlar, konuları nasıl ele almışlar, darbe karşısında nasıl bir çizgi izlemişler, parti kapatıldıktan ve açıldıktan sonra neler yaşanmış pek çoğunun içinde yer alan Orhan Akbulut’un gözünden öğrenme şansına sahip oluyoruz. 70’li yıllarda CHP’nin iç tartışmaları ve bu tartışmalarda özellikle sosyalist sola ilişkin tutum ve davranışlar açısından da önemli bilgiler kitapta yer alıyor. Örneğin CHP’nin sağcı ve şovenist bir kimlik edinmesi için kendini paralayan Deniz Baykal’ın 70’li yıllarda partisini devrimci hareketten uzak durmakla eleştirmesi gibi.

Kitapta CHP’ye ilişkin anılar ve anlatılar önde olsa da dönemin Sivas’ında ve Ankara’sında sosyal hayata dair bilgiler de yer alıyor. Ayrıca bir dönem Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı da olan Orhan Akbulut’un anılarında TMMOB (Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği)’a ve Köy-Koop’a ilişkin anlatılar da küçümsenemeyecek bir yere sahip.

Sözün özü, Metehan Akbulut, titiz çalışma, nesnel yaklaşım ve alçakgönüllü bir çabayla Türkiye’nin sosyal ve siyasal tarihine ilişkin önemli yapıtlar ortaya koyuyor. Hafızalarda taşınan, insan ömrüyle kaim bir tarihi kalıcı hale getiriyor. Bize de alkışlamak ve devamını dilemek düşüyor.