"Devrimci Yol" mücadelemizde hiç "Ben" olmadı.. -Ali İhsan Görmez

"Devrimci Yol" mücadelemizde hiç "Ben" olmadı.. -Ali İhsan Görmez


Yurttaşlık belgesindeki adı Mehmet Tekin. Herkes Onu "Kürt Mehmet" olarak tanır ve bilir. Öyle başka bir kod adı da yoktur. Ben kendisini ÖDP'ye giden yolda "Geleceği Birlikte Kuralım Parti Girişimi" sürecinde 1995'te tanıdım. Devrimci Yol örgütlülüğü ve mücadelesi içinde yer alan bir çok yiğit insanımız tarihimize ışık tutmak için anılarını ve bu günden baktığımızda geçmişe ışık tutacak anılar ve anlatılar paylaşıyor.

Sevgili Dr. Metehan Akbulut da Mehmet Abi'ye sorular yönelterek "KÜRT MEHMET Malatya'da Devrimci Mücadele" adlı 462 sayfalık bir kitap yayınladı. Dr. Mete'yi tarihimize ışık tutan bir çalışma yaptığı için kutluyor ve gözlerinden öpüyorum. "Aşk olsun sana çocuk" diyorum...

Şimdi sizlerle kitap ile ilgili düşünce ve değerlendirmelerimizi paylaşalım. Biliyor musunuz bizim "Devrimci Yol" mücadelemizde hiç "Ben" olmadı. Hani şimdilerde "Beni" öne çıkarıp kıytırıkça "Biz Birlikte Yaparız" yavanlığını hiç yaşamadık bu mücadele içinde. Bunun en güzel belgesi Fatsa Belediye Başkanımız Fikri Sönmez'in mezar taşında yazılıdır. "Terzi Fikri" savunmasını "Ben ne yaptıysam halkım için halkımla birlikte yaptım..." diyerek tamamlamıştır.

Dr. Mete; -Biz Metehan Akbulut'a; bu sıcak söylemle sesleniriz.- Kitabın sunuş bölümünde " Kürt Mehmet'i tanıyanlar yalansız, dolansız, içtenlikli ve özgeci olduğunu çok iyi bilirler. Kimseyle arasına mesafe koymaz. Mütevazılığı, doğallığı, ataklığı, cesurluğu ile ilk karşılaştığı kişilerle bile sıcak ilişkiler kurabiliyor. Çok ince, kendine has bir mizah anlayışı vardır. Örneğin gözaltında gördüğü işkenceleri bile sıcak esprili bir dille anlattı."

Gerçekten tanığım Mehmet Abi; böylesi bir Devrimcidir. Bunu kanıtlayan Dev-Genç sürecinde mücadele içinde birlikte oldukları Hacı Tonak'ın şu değerlendirmesi çok önemlidir diye düşünüyorum.
"... Bir kere yiğit adamdır! Ortada bir iş varsa önemli, önemsiz demez hemen o işin adamı olur. Arkadaşları içinde elinden gelen her işi yapabileceğini bilirsin.
Mehmet'le birlikteysen kendini güvende adeta sırtını sağlam dağlara, kayalara dayamış gibi hissedersin. Analitik düşünür, bütüne varmak için parçaları birleştirmeyi sever. İyi bir örgütçü, iyi bir eylem adamıdır.
.....
Acıma duygusu yüksektir. Vicdanı kolay kanayanlardandır, kanadığında da merhametle kanar. Onu nereden anlarsın? Bir melodrama gülerken aynı zamanda ağlaya bilmesinden...." Şimdi bir kez daha Sabahattin Ali'nin "Yüreğimiz ve vicdanımız soldadır." sözünü anımsadım. Gerçekten Usta; bütün devrimcileri daha o yıllardan ne güzel anlatmış değil mi?...

"Kürt Mehmet" kökenini şöyle anlatıyor: " Köyümüz Şemik, Karıklar( bizim aile) Deli Hasanlar, Deli Alıklar, Karı Uşağı, Hamıklar sülalelerinden oluşmaktaydı. Birbirleriyle gayet iyi geçinirlerdi...."

Kürt Mehmet, feodal yapı içinde oldukça varlıklı bir Kürt-Alevi kökenden gelmektedir. Anadolu'da binlerce yıllık gelenek içinde "töre terbiyesi" çok önemlidir. Bu terbiyeden gelen Kürt Mehmet; daha ortaokul yıllarından başlayarak TİP, DEV-GENÇ, THKP-C, DEVRİMCİ YOL içinden gelen bir YOL'cudur.

Bu "anı- röportaj" niteliği taşıyan kitabın tarihimizde önemli bir boşluğu dolduracağı kesin. Bu günün Türkiye'sinde yaşadıklarımız. bize 12 Eylül Faşist Darbesi ile yenilmiş, ülkemizin Cumhuriyet tarihinde en kitlesel güce ulaşmış "Devrimci Yol" hareketinin daha iyi değerlendirilmek ve gerçekten bu ülkeyi "yeniden kuracaksak" neler yapmamız konusunda ışık tutuyor...

Biz 68-78 Kuşağı'nın bu ülkeye ve halklarına borcu var. Devrimci olabilmek analitik düşünmeyi gerektirir. Bu gün hepimiz altmışlı yetmişli yaşların üzerindeyiz. Devrimciler "yaşlanmazlar..." Mahir Çayan'nın "Kesintisiz Devrim" tezi bu günde geçerliğini sürdürüyor. Ülkenin içinde bulunduğu koşullar da "Devrimcileri" yeniden "daha güzel bir dünya ve ülke" yaratmak mücadelesine çağırıyor.

Nasuh Mitap, Ali Başpınar (Ali Butto), Mehmet Tekin (Kürt Mehmet) gibi devrimci mücadelede her türlü işkence karşısında direnenlere selam olsun. Selam yetmez biz yaşayanlar bu tarihsel birikimleri doğru değerlendirerek, bu gün ülkeye egemen olan "Dinci- Mezhepçi Faşizme" karşı halklarımız ile birlikte "yeni bir hayat" kurmak zorundayız...

Bütün bu mücadele tarihimiz bize bu ülkenin yeniden kurtuluşu ve kuruluşu mücadelesinde sorumluluklar yüklüyor. O yüzden geçmiş mücadele tarihimize ışık tutan bu yapıt "KÜRT MEHMET" mutlaka okunmalı. Bu tür çalışmalar -nostalji- düzeyinde kalmayacaktır. Kalmamalıdır...

Biz bu ülkenin yurtseverleri, devrimcileri, demokratları, sosyal demokratları, Kürtleri, Türkleri, bil cümle bütün insanları barış için, özgürlük için, üretim için, emek için, ülkenin bütün "iyiliklerini" örgütlemek sorumluluğu ile karşı karşıyayız...

Mehmet Abi ile konuşurken Ona "En güzel Kürt bizim Kürt" derim. Mehmet Abi de "Ape Musa (Musa Anter), Selahattin Demirtaş'ı unutma..." der...

Not: Kürt Mehmet'i bir yazıya sığdırmak olası değil. Bir sonraki yazıda değerlendirmelerimiz ve söyleşimiz sürecek ...
Sağlıkla ve umutla kalın!..