İçeride-Leyla Akyüz

İçeride-Leyla Akyüz


İÇERİDE

Sorgudaydı
Gözler bağlı
Beden çıplak
Her daim dua ederdi
Ezanı duyunca
Duysunlar niyetiyle
Sorgucular
Ama nafile
İndi kalktı demir çubuk.
Mosmor olmuş bedenine
İndi kalktı...

Sorgudaydı
Gözler bağlı
Beden çıplak
Verdiler elektriği
Verdiler
“Biraz şura, biraz bura.”
Dedi işaret ederek
“Fizik tedavi gibi.” dedi
Hem de gülerek
Çıldırttı direnerek
Kestiler elektriği...

Sorgudaydı
Gözler bağlı
Beden çıplak
“Uyandım sabah ile
Gözyaşım sile sile”
Bunu söylerdi her daim
Sesi güzel mi güzel
Kendisini konserde sanırdı dinleyen
İçerde değil
Tutturmuşlardı silah diye
O da “Tamam” dedi
Götürdü bir mezar başına
Dediler “Hani silah?”
Gösterdiği annesinin mezarıydı
Kısa süren bir ziyaret
Sonrası
Bir güzel dayak
Döndüler kürkçü dükkânına
O söyledi gene türküsünü
“Ecel kapımı çaldı, ağlıyorum nafile...”

Sorgudaydı
Gözler bağlı
Beden çıplak
Meydan dayağı
Askı
Soğuk su
Elektrik
Peş peşe
Peş peşe
Gözler bağlı
Beden çıplak
Kaldırdılar o malum tezgâhtan
Giyin diyorlardı
O bir türlü giyinemez
Pek zordu giyinmek.
O giyinemedikçe
Dövüyorlardı “Giyin” diye
Geçti bir süre
Sonra belli belirsiz sesiyle
“Kollarım nerede
Nerede kollarım…”
Askı sonrası
Hissedilmezdi kol bacak parmak...

Sorgudaydı
O zamanın tabiri
“İki genç kız”
Gözler bağlı
Bedenler çıplak
Dediler:
“Haydi banyoya”
Aylardan şubat
Sordular güya hâl hatır
"Su soğuk galiba ." dedi kızlardan birisi
Sıcak olacakmış gibi sanki sorgudaki su...

Sorgudaydı
Gözler bağlı
Beden çıplak
Boyu uzun mu uzun
Unuttular askıda
Bağırdı büyük acıyla
Koydukları iskemleye
Uzanır sanmışlar ayakları...

Her sorgu sonrası
Olduğu gibi
Döndüler
Gözetim evine
Ve birkaç saat sonra
Geç saatleri akşamın
Ansızın
Bir sessizlik
Birdenbire
Bır sessizlik
Bir telaş
Kapılar vuruldu vuruldu
Sessizlik niye?
Askıya dayanamamıştı bir öğretmen
Bir koşuşturmaca bir telaş
Aranan çarşaf
Örtü oldu o cansız genç bedene
Sürdü sessizlik bir süre...

Gün ertesi
Malatya'dan
Elazığ Bin Sekiz Yüz Evlere bir yolculuk
Apar topar
Eller kelepçeli
İki genç kız
Tek kelepçeyle
Kolları birbirine bağlı
Zordu elbet böylesi
Gruptan biri dedi:
“Bu mu bizim tecellimiz?”
Bu söz güldürdü hepsini.
Her sorgu dönüşü
Koğuş hallerinde olduğu gibi...

Ve sorgusuz- işkencesiz- mahkeme öncesi
Bin Sekizyüz Evler
Süreci
Ancak
Oradakilerin hiç bitmeyen işkencedeki çığlık sesleri
Daha da beterdi bu
İşkenceyi dinleme işkencesi...

Gün ertesi mahkeme
Tahliyeler tutuklamalar
Ardından
Geçen
Aylar
Yıllar
Unutulmaz
Dostlar
Anılar
Hüzün ki
Hiç bitmeyen
Ve sevgi
Ve umut...

Leyla AKYÜZ