İdeoloji, örgütlenme ve temiz kalma çok çok önemli-Nuray Aksakal

İdeoloji, örgütlenme ve temiz kalma çok çok önemli-Nuray Aksakal



Sevgili hocam; merhaba, ilk basımını duyduğumda heyecanlanıp merak ettim, şimdiye kadar yakın geçmişe ait anı belge türünde yaşanmışlıkların odağında beş-altı kitap okumuştum, daha çok ders alınmışlığa ışık tutacak eserlerden çok, emniyet ve ceza evlerinde yaşanan işkencelerin anlatısı gibiydiler, tabii ki, her bir yazılı belge, belgedir, Tarihe not düşen özelliği küçümsenmemelidir. Benim naçizane düşüncem.

Böyle bir merhabadan sonra sizi kutlamak istiyorum, her şeyden önce diliniz ve söyleşi de ki başarınızla sevgili Mehmet Tekin'in samimi ve objektifliğe özen gösteren ifadeleri günümüze ışık tutacak belge özelliğindedir.

Kitabınızın yarısını okumuş olduğum zaman, heyecanım devam etti, diğer yarısında heyecandan çok merak duygularımla bugünlere ders almanın rehberi olabilecek, yekinmelere de ışık olacak yanları yakalamaya çalıştım diyebilirim. Yani diğer yarıda yapılanmanın iç meseleleri, konu edilirken genelde de yaşanmış olabilirliği söz konusuydu. Sayın Kürt Mehmet'e bu konuda gerçekten teşekkür etmek isterim.

İdeoloji, örgütlenme ve temiz kalma günümüzde çok çok önemli, temiz kalan yakın dönemin yaşanmışlığın da kıyıda köşede kirlenmeye karşı direnenlerin sayısı hiç de az değil, güven duygusu yalnız olmayı çok körükledi. ''Örneğin mücadelenin en ön saflarında olan, daha doğrusu mücadeleyi asıl olarak yürüten devrimci gençlere anlatımlarda bugüne kadar yeterince yer verilmedi'' kitabınız, Syf 23.Yine 55.sayfada M.Tekin'in iki saptaması çok kıymetli, ''Tartışmalar süresince kimse kimseye bir şey dayatmamış......iki önemli kazanımı olmuştur. Birincisi tartışmaların zafer kazanmak için değil pekala doğruya varmak için yapılabileceğini anlamıştık. İkincisi de hepimizin teorik bilgi, ideolojik donanım, siyasal öngörü hatta siyasal cesaret bakımından sınırlarımızın olduğunu ve olabileceğini öğrenmiştik''. Çok değerli saptamalar kanımca. Sol içi ideolojik tartışmalar, yazışmalarda laf yetiştirmenin genç olmanın atılganlığın da THKP-C'nin ideolojik çizgisinin yelpazesindeki kardeş yapılanmalar arasında çok sert görüntüler basına da yansımıştı. Birlik ve beraberliğin önünde en büyük engel yapay, kısır döngülerle, bireysel farklılıklar nedenli, ideolojik ayrılık etiketi amip gibi çoklaşmayı getirdi sanki.

Yine M.Tekin, kadir bilen bir olgunlukla sayfa 90'da ''..TİP'ten koptuk fakat o günkü koşullara göre kurumsallaşmış, yerleşmiş bir örgüt yapısına, çalışma tarzına, disipline, sosyalist terbiyeye sahip bir partiden ayrıldığımızı söyleyebilirim'' cümlelerini söyleyebilecek geçmişte çok kişi var mıydı, bilmiyorum....Yine eski kuşağın Partiyi Genç kuşağın Dev-Genç eğiliminde olması da yerinde bir saptama ve bu durumun da gözden kaçırılmaması gerekebilir diye düşünüyorum. Burada 'Parti'nin önemi vurgusu gözden kaçırılmamalı gibi gibi...

Sayın hocam,'' 26 Ocak 1976 tarihinde Beylerderesi'nde İlker Akman, Hasan Basri Temizalp ve Yusuf Güneş'in katledilmeleri Malatya genelinde sol üzerinde büyük bir psikolojik çöküntü yaratmıştı'' Age Syf 242.Evet, Malatya bazında bunları söylerken M.Tekin'in saptaması, aslında ideolojik çizgi özelinde, asla devrimci yapılar arasında olmaması gereken sürtüşmelerin ,istenmeyen boyuta tırmanıp basına yansıdığına da tanık olunmuştu diye anımsıyorum. Neredeyse, Beylerderesi katliamı; Amip gibi çoğalmanın miladı oldu diyesim geliyor, ne derece doğru tabii ki tartışılabilir. Burada polemiğe girmek ya da polemik yaratmak asla istemem. Netice şu anda ortada, eskaza yaşam kıyıda köşede direniyor.

Bu topraklarda bedel çok ağır oldu, siyasi kriz; ekonomik kriz ve devlet krizi ile taçlanırken buna bir de Pandemi eklendi. Alternatif, kitleler için ne yazık ki silik, yok gibi. Etnisite ve Teoloji hala bütün güçleriyle semizmekte.

Size ve Kürt Mehmet'e, ağır yaşanan günlerde umut verici nehir söyleşiniz, bana çok iyi geldi. Bu eser için emek veren herkese teşekkürler, kutluyorum..