Sağlıkta Şiddet Politiktir

Sağlıkta şiddet konusu son zamanlarda kamuoyundan çok tepki alan bir konu.  Çok fazla eylem ve açıklama yapıldı, ancak hala uygulamaya geçirilen bir yasa yok; bu konudaki görüşleriniz?

Dr. Metehan Akbulut: Öncelikle vurgulamakta yarar var: Sağlıkta şiddeti azaltmaya yönelik etkili bir yasanın olması kuşkusuz çok önemli. Ancak ülkemizde sağlık alanında yaşanan şiddetin asıl nedeni etkili bir yasanın olmaması değil. Sağlıkta artan şiddet AKP iktidarının ısrarla uyguladığı Sağlıkta Dönüşüm Programından bağımsız değil. Sağlıkta şiddetin kaynağı bellidir ve bu kaynak kurutulmadan sağlıkta şiddet sona ermeyecektir.

Ülkemizde, sağlık ortamında şiddet uzun yıllardır toplumsal bir sorun halini almış durumda. Sözel hakaret ve tacizin yanı sıra silahla yaralamadan hekim ve sağlık çalışanı ölümlerine varan üzücü tablolar ne yazık ki ülkemiz gündeminden hiç düşmüyor ve artarak devam ediyor.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Tabip Odaları olarak bir yandan sağlıkta şiddeti arttıran politikalarla mücadele ederken, aynı zamanda önerdiğimiz hukuki düzenlemelerle sağlıkta şiddetin azaltılmasına katkıda bulunmaya çalışıyoruz. Özellikle 2007 yılından bu yana sağlıkta şiddetin önlenmesi, sağlık kuruluşlarının çalışma koşullarının güvenli ve sağlıklı hale getirilmesi için yoğun çaba gösteriyoruz. Kapsamlı önerilerimizi ve taleplerimizi her platformda dile getirdik.  Sağlıkta şiddete ilişkin caydırıcılığın arttırılması için suç ve cezalara ilişkin düzenleme yapılmasını içeren temel taleplerimizi 2009 yılında somut yasa maddeleri halinde kamuoyu ile paylaşıp milletvekilleri aracılığıyla TBMM’ye taşıdık. Taleplerimizi tam olarak kapsamasa da sağlıkta şiddeti önleme amacıyla “Sağlık Hizmetleri Temel Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” 15.04.2020 tarihinde TBMM’de kabul edildi.  Yasa yürürlükte ama sağlıkta şiddet artarak devam ediyor.  Sağlıkta şiddetin kaynağı belli ve bu kaynak kurutulmadan sağlıkta şiddet sona ermeyecek.

 

Sağlık çalışanlarına uygulanan şiddet noktasındaki çözüm önerileriniz neler?  

Dr. Metehan Akbulut: Türkiye’de her geçen gün hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelik saldırılar artmaya devam ediyor.  Kamu ve özel sağlık kurumlarında yaşanan şiddet vakalarıyla ilgili Beyaz Kod bildirim sistemi var. Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, 2019 yılında Beyaz Kod bildirimi 46 bin 276; 2020 yılında   72 bin 158; 2021’de ise 101 bin 984. Örneğin ;2021 yılı içeresinde kayıtlara geçenlerin yaklaşık 700 civarı  doğrudan fiziksel saldırı. Gördüğünüz gibi her yıl rakamlar bir önceki yıla göre neredeyse iki kat artıyor. Kaldı ki bunlar resmi rakamlar. Sağlık Bakanlığı’nın, verileri tam olarak açıkladığını da söyleyemeyiz.

Artarak devam eden sağlıkta şiddet vakalarından da görüldüğü üzere göstermelik mevzuat düzenlemelerinin sağlıkta şiddeti azaltamadığı son derece açık. Bu gerçekliğe rağmen acilen yapılacak kimi düzenlemelerin etkisi olacaktır. Bu konuda da TTB olarak  önerilerimizi   ilettik. Acil taleplerimiz:

*Türk Tabipleri Birliği’nin kanun teklifi ile birlikte bugüne kadar 3359 sayılı Yasanın Ek-12. Maddesi ile yapılan düzenlemelerin temel ceza mevzuatında olması gereken yerlere alınması,
*Konut dokunulmazlığını, ihlal suçu düzenleyen Türk Ceza Kanununun 116/2. maddesine "işyeri" ibaresinden sonra gelmek üzere “tüm sağlık tesisleri” ibaresinin eklenmesi,
*Mağdur sağlık çalışanının faile hizmet sunmayacağının açıkça kanunda düzenlenmesi,
*Suçun önlenmesine yönelik kolluk faaliyetleri kapsamında şiddet vaka haritası ile fail profil çalışmalarının yapılması,
*Darp ve cebirle işlenenler dışındaki suçlarda alternatif yaptırımların yaygınlaştırılarak faillerin, olayın meydana geldiği sağlık tesisi dışındaki bir yerde süreli görevlendirilmesi,
*Şiddet mağdurlarına adli yardım kapsamında barolardan vekil görevlendirilerek tüm işlemlerin avukat eşliğinde yapılmasının sağlanması,
*Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğünün yıllık raporlarına “sağlık çalışanlarına yönelik suçlar” başlığı eklenmesi,
*Sağlık Bakanlığının beyaz kod raporlarını yıllık olarak başvuru gerekmeksizin açıklayarak hukuki yardım sonuçlarıyla birlikte açıklaması 

Sağlık çalışanlarının, şartlarının iyileştirilmesi hakkındaki değerlendirme ve görüşleriniz?

Dr. Metehan Akbulut: Ülkemiz zor bir dönemden geçiyor. Siyasette, ekonomide, sokaklarda ve toplumsal yaşamın her alanında gerilim ve kriz giderek tırmanıyor. En karanlık dönemlerden birisinde, en karanlık günlerin tam ortasındayız. Ülkemiz bir yangın yeri. Ülkemizde yaşanan olumsuzluklar sağlık ortamına, sağlık ortamında yaşadığımız bütün olumsuzluklar da olduğu gibi sağlık, hekimlik ortamımıza yansıyor. Biz hekimler ve sağlık çalışanları sıkıntılı, sancılı, sorunlu bir ülkede yaşayan tüm yurttaşlar gibi önemli sorunlarla karşı karşıyayız. Birçok zorluğa göğüs gererek, korumaya çalıştığımız iyi hekimlik değerlerimiz yok sayılıyor. İyi ve nitelikli hekimlik yapmak gittikçe zorlaşıyor. Hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelik saygısız, hürmetsiz, değer bilmez tutumlar bilinçli ve sistemli olarak gündelik popülist politika haline getirildi. Mesleğimize ve emeğimize saygısızlık, hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddet her geçen gün artıyor. Hekimler  ve sağlık çalışanları yarın ne olacağını bilemez durumda. Gelecek belirsizleştiriliyor, umutsuzluk arttırılıyor, tam bir çaresizlik ve teslimiyet hâkim kılınmak isteniyor.

Tüm bu olumsuz şartlar içinde, bütün meselenin; bu karanlığa teslim olmamak ve umudu koruyabilmek olduğunu biliyoruz. Sorunları yaratanların çözmeyeceğini biliyoruz. Bu nedenle daha fazla örgütleneceğiz, daha fazla mücadele edeceğiz. Dünyanın, ülkemizin, insanımızın ve meslektaşlarımızın içinde bulunduğu bu günkü koşullarda, bir meslek örgütüne, bir mesleki demokratik kitle örgütüne düşen görevlerin güçlüğü, büyüklüğü ve bunlara karşı sorumluluklarımızın bilincindeyiz. Emeğimize, mesleğimize, ülkemize, sağlık hakkına sahip çıkacağız. Mücadelemizi geçmişimizin ayak izlerinden geleceğe doğru taşıyacağız. Tüm bunları hekimlerin ve sağlık çalışanlarının ortak aklı, dayanışması ve birlikteliği ile gerçekleştireceğiz.

İktidarın, sağlıkta şiddet konusu hakkındaki uygulamaların yeterliliği veya yetersizliği noktasındaki değerlendirmeler ve iktidarın sağlıkta şiddet konusundaki sorumluluğu nedir?

Dr. Metehan Akbulut: AKP iktidarının sağlıkta şiddetin artmasında sorumluluğu çok büyük. Göstermelik mevzuat düzenlemeleri ise sağlıkta şiddeti azaltmıyor.

Can güvenliği sorunu hekimlerin ve sağlık çalışanlarının bugün en büyük sorunu haline geldi. Yaşanan şiddet olaylarını vahşice saldırıları basit münferit saldırılar veya birkaç kendini bilmezin hastalıklı ruh yapıları ile açıklayamayız.  Bir kez daha altını çizmekte yarar var; yaşananlar salt bir güvenlik sorunu  değil.    AKP iktidarı sağlıkta şiddeti basite almakta, nedenlerini ve kaynağını görmezden gelmemizi istemektedir. Sağlıkta Şiddeti, yıllardır AKP iktidarı tarafından uygulanan Sağlıkta Dönüşüm Programı artırmaktadır.    AKP, Sağlıkta Dönüşüm Programı’nı iktidara geldikten bir yıl sonra 2003 yılında “Acil Eylem Planı” olarak başlattı. Özetle; sağlık kuruluşlarının ticarethane ve hastaların ise müşteri olarak görüldüğü bu program ve sistem hekimlere ve sağlık çalışanlarına şiddet olarak yansıdı.

AKP iktidarı ve yetkilileri sürekli olarak toplumu kutuplaştıran, insanları aşağılayan, örseleyen konuşma tarzlarını bilinçli ve sistemli olarak sürdürüyorlar. Şiddet ve  nefret dillini  kullanıyorlar. Kendi yarattıkları sorunların nedeni olarak hekimleri ve sağlık çalışanlarını hedef gösteriyorlar. Bizzat hükümet yetkilileri, idareciler tarafından yıllardır hekimler ve sağlık çalışanları her fırsatta suçlu ilan ediliyor ve sağlık sorunlarının sebebi olarak gösteriliyor.

***13 Temmuz 2022 tarihinde Antalya Gerçek Akdeniz gazetesinde yayımlanan röportajın tamamı

 

 

 

  • İzlenme: 328