Yargıtay Kararını Nasıl Değerlendirmeliyiz?

Yargıtay Kararını Nasıl Değerlendirmeliyiz?



*** 22  Şubat 2022 tarihinde https://www.isghaber.com.tr de yayımlanmıştır
İSG HABER AJANSI

Emekli olduktan 19 yıl sonra kansere yakalanan, 2012 yılında da yaşamını yitiren elektrik kaynakçısı Zafer Genç'in mesleği dolayısıyla asbeste maruz kaldığı tespit edildi. Meslek Hastalığı kararı onandı.

Konuya ilişkin olarak Türk Tabipleri Birliği İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği Kolu Başkanı Dr. Metehan Akbulut İSG Haber'e konuştu.

Kararın tümü henüz elimizde değil ve gerekçelerini bilmiyoruz. Elbette yargı süreci bu kadar uzun sürmemeliydi.

Kararın hukuken ne olduğu üzerinde bir şey söyleyebilecek konumda değilim. Kararın hukuken ne olduğundan ziyade asbest nedeniyle meslek hastalığının tespit edilmesi ile denetimsizlik ve kuralsızlık kaynaklı kansere yakalanmanın meslek hastalığı olarak tespiti çok önemli diye düşünüyorum.

Meslek hastalığı mevzuatımızda iki ayrı yasada tanımlanmıştır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 14. maddesinde: “Meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halleridir.” şeklinde tanımlanmıştır. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nda ise meslek hastalığı; “Mesleki risklere maruziyet sonucu ortaya çıkan hastalık” şeklinde tanımlanmıştır. Bilindiği üzere meslek hastalığı işçinin çalıştığı ortamdaki sağlığını etkileyen/ bozan hastalanmasına neden olan etmenlerden kaynaklanmaktadır. Yargıtay’ca da onaylanan örnek vakada kişinin yıllarca asbest liflerine maruz kaldığı ve buna bağlı olarak da mezotelyoma denilen akciğer zarı hastalığının geliştiği Adli Tıp raporu ile de teyit edilmiştir. Mezotelyomanın da en önemli etkeni asbest liflerine maruziyettir. İşçinin yakalandığı hastalık ve buna bağlı olarak ölümü de tamamen çalıştığı ortamdaki asbest liflerinden kaynaklanmıştır. Yerele mahkeme ve Yargıtay olumlu bir karara imza atmışlardır. Oysa yargı sürecine gerek kalmadan SGK Yüksek Sağlık Kurulu’nun meslek hastalığı kararını vermesi beklenirdi.

Meslek Hastalıklarının tespiti sürecinde maalesef SGK olaya sigortacılık cephesinden bakmakta ve birçok meslek tanısı konulmamaktadır (bu nedenle de son yıllarda SGK meslek hastalığı istatistiklerini yayınlamamaktadır). SGK meslek hastalığı tespitinde işçinin beden bütünlüğünün bozulması ve hastalanması cephesinden değil, tazmin cephesinden bakmaktadır. Benzer süreci Covid-19 nedeni ile yaşamını yitiren sağlık çalışanlarına meslek hastalığı tanısının konulmamasında görmekteyiz. SGK burada da tazmin vb. konularını öncelemekte ipe un sermekte ve Covid – 19 meslek hastalığı olarak kabul edilmemektedir.

*Dr. Metehan Akbulut
Türk Tabipleri Birliği İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği Kol Başkanı