Skip to main content

Kitabın Öyküsü

Kürt Mehmet, bugüne kadar geçmişe ilişkin çok az konuşmuş bir devrimci. Bunca yıl sonra konuşmaya karar vermesinin birkaç nedeni var. Asıl nedeni şu ana kadar anlatılanların, yazılanların birçoğunun ilgililer tarafından eksik, hatalı hatta çarpıtılarak aktarılmış olmasından duyduğu rahatsızlık… Diğer neden Malatya’da mücadeleyi birlikte yürüttüğü arkadaşlarının ısrarı.

Kürt Mehmet, yaşadığı dönemi kayıt altına almak istediğini söylediğinde oldukça heyecanlandım. Daha önce böyle bir kitap çalışması yapmamıştım. “Bu iş beni aşar, başka bir arkadaşla başlasan daha iyi olur,” dedim ama bunu söylediğim andan itibaren farkında olmadan çalışmaya başladığımızı, beni sürece çoktan dâhil etmiş olduğunu fark ettim.

Kitap için söyleşilere başladığımız zaman, elbette bu çalışmanın zor ve aynı zamanda bir o kadar da zevkli, öğretici olabileceğini bilemezdim. Çok şey öğrendim. Bu çalışma; birçok konuda aslında ne kadar az şey bildiğimi, bazı konularda hiçbir şey bilmediğimi ortaya çıkardı. DEV-GENÇ, THKP-C ve Devrimci Yol’u neredeyse yeniden keşfettim, öğrendim diyebilirim. Bu sürecin birçok konuya, olaya ve örgütsel yaşama bakış açımı değiştirdiğini itiraf etmeliyim.

Birçok yeni bilgiyi ilk defa duydum. Örneğin, Kızıldere'de Mahir Çayan ve yoldaşlarına evini açan Emrullah Arslan’ın torunu ile çok tesadüfi bir şekilde karşılaştık; Kızıldere’deki gelişmeleri, yaşananları bildiklerimden çok farklı anlattı.

2019 Ekim ayından itibaren hemen her gün düzenli olarak görüştük. İlk başta tam olarak nereden başlayacağımı bilemedim. Çocukluğundan itibaren konuşmaya, bunları kayıt altına almaya, bir yandan da döneme ait dergilere, gazetelere, belgelere, kitaplara ve arkadaşlarına ulaşmaya çalıştım. Neleri sormam, neleri derinleştirmem gerektiğini, dönemin tanıklarından ve okuduklarımdan hareketle belirlemeye çalıştım. Kimi arkadaşlarıyla internet (e-posta, whatsapp, facebook) üzerinden yazıştım, kimileriyle de telefonla görüştüm ancak daha çok onların yanlarına giderek yüz yüze görüşmeler yaptım. Birçok yere onunla birlikte gittik ve birlikte konuştuk. Hemen hemen her ulaştığımız yoldaşımız, az ya da çok katkı sundu. Çağrılarımıza yanıt vermeyen, dayanışma göstermeyen birkaç yoldaşımız da oldu maalesef.

Çalışmaya ilk başladığımda, kronolojik bir sıra üzerinden ilerlemem ne yazık ki mümkün olmadı.

Konuşmaları yazıya aktarırken onları kronolojik bir düzene sokmak, sistematik kazandırmak en çok zorlandığım şeydi diyebilirim. Belirli bir kronolojik sırayı takip edememem, bir yöntem saptamamış olmam özellikle ilk aylarda dağınıklığa ve zaman kaybına yol açtı.

Yaşananların üzerinden 50-55 yıl gibi çok uzun zaman geçmiş olması önemli bir sorundu. Geçmişe dair aktarılanların neredeyse hepsi bugün durulan yerden hatırlananlar. Zaman, belleği zayıflattığı gibi anıları da puslu hatırlamamıza neden oluyor. Arşive, bir günlüğe veya günü gününe tutulmuş notlara dayanmayan her anlatı, zaman ve mekân bakımından olduğu gibi anlatının tarihi ve coğrafyası bakımından hep sorunlu oluyor.

Günlük tutmak ya da arşiv oluşturmak gibi bir kültürümüz olmadığından, geçmişe dair anlatılanların önemli bölümü ne yazık ki belgelere dayalı olamıyor. Tam bu noktada günlük tutmanın, arşiv oluşturmanın örgütsel yaşam içinde güvenlik açısından riskli olduğunu da söylemek gerekir.

Çalışma boyunca olayları, kişileri, tarihleri Kürt Mehmet ya da tanıklarıyla defalarca konuştuğumuz oldu. Çoğu kez anlatımlar arasındaki farkların ortadan kaldırılamaması, ortaklaştırılamaması sorunu yaşadım. En doğruya yakını yazabilmek için onlarca kaynak taramam, onlarca kişiyle ayrı ayrı görüşmem gerekti. Süreçte yer alanlara başvurmanın her zaman kolaylık sağlayabileceğini yaşayarak öğrendim. (Ancak bu yöntemin bazen karışıklığı daha da büyüttüğünü söyleyebilirim.)

İlk anlatımlarında anımsayamadığı isimleri, tarihleri, olayları, olguları, başka tarihlerdeki anlatımlarından veya kaynaklardan doğrulamaya çalıştım. (Bir dip not olarak belirtmeliyim ki Kürt Mehmet olayları, zamanları çoğu kez karıştırmış olsa da isim hafızası çok iyi.) Her defasında düzenlediklerimi Kürt Mehmet dâhil, ilgili kişilere göndererek tekrar tekrar teyit ettirmem gerekti. Hemfikir olunamayan kimi olaylarda Kürt Mehmet’in dediklerini esas aldım. Çalışmanın kurgusu tamamlandıktan sonra bile kopuklukları gidermek için arkadaşlarıyla tekrar değerlendirmem gerekti. Kuşkusuz tüm bunlara rağmen çalışmanın hâlen eksiklikler, hatalar barındırması mümkündür.

Kayıtları yazılı hâle getirip dokümanlar üzerinden tekrar tekrar konuştum. Kürt Mehmet’in yazılanları her okuduğun da “Bunları ben mi söyledim?” diye gülümsemelerini, hiç unutmayacağım.

Diğer bir zorluk, örgütsel yaşama ilişkin anıların yazımı oldu. Hem çok zor hem de çeşitli riskler taşıdığından oldukça sıkıntılıydı. Bu baskıyı üzerimde sürekli hisset-tim. Bu nedenle konuştuğumuz hâlde kitaba almadığımız bölümler oldu.

Bu süreçte Ankara, Marmaris, İzmir, Denizli, İstanbul, Tekirdağ başta olmak üzere birçok yere görüşmelere gittik. Onlarca kişiyle tanıştım. Yeni tanışıyor olmamıza rağmen, Kürt Mehmet’in hepimizin ortak noktası olması nedeniyle uzun yıllardır arkadaşmışız duygusu ile karşılandık. Çok uzun sohbetlerimiz oldu, yeni dostluklar kurduk. Hâlen hiç karşılaşmadığım, sadece telefon ya da whatsapp üzerinden görüştüklerimle, aynı duyguyu yaşadım. Yaptığımız sohbetlerde, anıların tazelenmesi sırasında çok duygusal anların yaşandığı da oldu.

Çalışma boyunca daha önce okuduğum dergileri, kitapları, gazeteleri, belgeleri en ince detaylarına kadar tekrar tekrar okumam gerekti. Her bulduğum belge her duyduğum, ulaştığım bilgi beni daha çok araştırmaya itti. Birçok kitabı, dergiyi bu çalışma sırasında ilk defa okudum. Bu çerçevede Mehmet Tekin’in isminin geçtiği birçok kitap olduğunu gördüm.

Milli Kütüphane, Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat için Vakıf (TAKSAV) ve Türkiye Sosyal Tarih Araştırma Vakfı (TÜSTAV) arşivlerinden erişebildiğim sınırlı sayıda gazete, dergi ve kitapları tekrar tekrar taradım. Devrimci Gençlik, Devrimci Yol, Devrimci Öğretmen vb. dergileri, bunların özel sayıları da dâhil…

Gelirinin ihtiyacı olan Malatyalı arkadaşlarımıza ve ailelerine aktarılacağı kitaptan edinmek için lütfen iletişime geçiniz:

Kitap istekleriniz için: Metehan Akbulut, GSM: 0535.7777 337, E-posta: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. 

  • İzlenme: 3031